Padişahlar

Aşağa gitmek

kalp Padişahlar

Mesaj tarafından ecir Bir Paz Mart 29, 2009 2:00 am

OSMAN GAZİ

Sultan birinci Osman han, Ertuğrul beyin oğlu ve Süleyman şahın torunudur. Süleyman şah, Cengiz fitnesinde Ahlat taraflarına yerleşmişti. Osman han, Osmanlı devletinin kurucusudur. 1257 yılında Söğüt’te doğup, 1326 da Söğüt’te vefat etti. Bursa’dadır.

1281 yılında babası Ertuğrul bey vefat edince yerine geçti. İnegölü, Karacahisarı Rumlardan aldı. 1299 da Konya’daki Selçuk sultanı üçüncü Alaüddin Keykubad, Gazan hana esir olunca, Yenişehir’de Osmanlı devletini kurdu.

Cesur, zeki ve tam bir Müslüman idi. Çok cömert idi. Şeyh Edebali hazretlerinin kızı ile evlenip, bundan Alaüddin paşa oldu. Ömer beyin kızı Bala hatundan da sultan Orhan oldu. Konya Selçuki sultanı Alaüddin şahın 1288 senesinde sultan Osman’a gönderdiği takdir ve iltifat ve nasihatlerle dolu uzun mektubu ve sultan Osman’ın edep ve nezaket dolu cevabı, Mirat-i kâinat kitabında yazılıdır.

Ömrü, Rum kâfirleri ile savaşmakla ve İslamiyet'i yaymakla geçti. Müslümanları rahata, huzura kavuşturmak için çalıştı. Vefat edeceği zaman, oğlu Orhan beye gönderdiği vasiyetnamesi, İslamiyet'e olan sevgi ve saygısını ve Türk milletinin rahat ve huzurunu düşündüğünü ve insan haklarına olan gönülden bağlılığını açıkça bildirmektedir. Vasiyetnamenin özü şöyledir:

(ALLAHü teâlânın emirlerine muhalif bir iş işlemeyesin! Bilmediğini İslam ulemasından sorup anlayasın! İyice bilmeyince bir işe başlamayasın! Sana itaat edenleri hoş tutasın! Askerine inamı, ihsanı eksik etmeyesin ki, insan ihsanın kuludur. Zalim olma! Âlemi adaletle şenlendir. Ve ALLAH için cihadı terk etmeyerek beni şâd et! Ulemaya riayet eyle ki, ahkam-ı İslamiye işleri nizam bulsun! Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet, ikbal ve hilm göster! Askerinle ve malınla gururlanma! Bizim mesleğimiz ALLAH yolunda cihaddır ve maksadımız ALLAH’ın dinini yaymaktır. Yoksa, kuru kavga ve cihangirlik davası değildir. Sana da bunlar yaraşır. Daima herkese ihsanda bulun! Memleket işlerini noksansız gör! Hepinizi ALLAHü teâlâya emanet ediyorum.)

Osmanlı sultanları, bu vasiyetnameye candan sarılmış, devletin altıyüz sene hiç değişmeyen anayasası olmuştur.



OSMAN GAZİ

1281 - 1326


HAYATI

Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Gazi 1258'de Söğüt'te doğdu. Babası Ertuğrul Gazi, annesi Hayme Hatun'dur. Osman Gazi uzun boylu, yuvarlak yüzlü, esmer tenli, ela gözlü ve kalın kaşlıydı. Omuzları arası oldukça geniş, vücudunun belden yukarı kısmı aşağı kısmına oranla daha uzundu. Başına kırmızı çuhadan yapılmış Çağatay tarzında Horasan tacı giyerdi. İç ve dış elbiseleri geniş yenliydi.

Osman Gazi değerli bir devlet adamıydı. Dürüst, tedbirli, cesur, cömert ve adaletliydi. Fakirlere yedirip, giydirmeyi çok severdi. Üzerindeki elbiseye kim biraz dikkatlice baksa, hemen çıkartıp ona hediye ederdi. Her ikindi vakti kendi evinde kim varsa onlara ziyafet verirdi.

Osman Gazi, 1281 yılında Söğüt'te Kayı Boyu'nun yönetimine geçtiğinde henüz 23 yaşındaydı. Ata binmekte, kılıç kullanmakta ve savaşmakta çok ustaydı. Aşiretin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatun ile evlendi ve bu evlilikten ilerde Osmanlı Devleti'nin başına geçecek olan oğlu Orhan Gazi doğdu.

Osman Gazi, Ahi Şeyhlerinden Edebali'nin görüşlerine değer verir ve ona saygı duyardı. Sık sık Şeyh Edebali'nin Eskişehir Sultanönü'ndeki Dergahına gider ve misafir kalırdı.

Osman Gazi bir gece Şeyh Edebali'nin dergahında misafirken, bir rüya gördü. Sabah olunca hemen Şeyh Edebali'ye koşup, ona şöyle dedi:
"Şeyhim, rüyama girdiniz. Göğsünüzden bir ay çıktı. Yükseldi, yükseldi, sonra benim koynuma girdi. Göbeğimden bir ağaç büyümeye başladı. Büyüdü, yeşillendi. Dal, budak saldı. Dallarının gölgesi bütün dünyayı tuttu. Rüyam ne manaya gelir

Şeyh, bir süre sustuktan sonra ona şöyle dedi:
"Müjdeler olsun ey Osman! Hak Teala, sana ve senin evladına saltanat verdi. Bütün dünya, evladının himayesinde olacak, kızımda sana eş olacak."

Bu olaydan sonra Şeyh, kızı Bala Hatun'u Osman Bey'e verdi. Bu evlilikten de Alaeddin doğdu.

Anadolu'da kurulup, 600 yıllık bir tarih diliminde ve üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi, 1326'da Bursa'da Nikris hastalığından öldü. Vefat ettiğinde geriye bıraktığı mal varlığı şunlardı: Bir at zırhı, bir çift çizme, birkaç tane sancak, bir kılıç, bir mızrak, bir tirkeş, birkaç at, üç sürü koyun, tuzluk ve kaşıklık.

Erkek çocukları: Pazarlı Bey, Çoban Bey, Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savcı Bey
Kız çocukları: Fatma Hatun



KURULUŞ

Osman Gazi, siyasi ve askeri faaliyetlerine Bizans toprakları üzerinde başladı. 1281 yılında Kayı Boyu'nun Beyi olduğunda, ilk iş olarak birçok Türkmen boyunu etrafında topladı. Osmanlı tarihinin ilk savaşı, Bursa'nın İnegöl kazasına 10 km uzaklıkta bulunan Hamzabey köyünde gerçekleşen Ermeni-Beli savaşıdır (1284). Bu savaşta Osman Gazi'nin yeğeni Baykoca şehit düştü. Osmanlı tarihindeki ilk kale fethi olan Kulaca Hisar'ın fethi ise 1285 yılında gerçekleşti.

Bu sıralarda Selçuklu Sultanı Üçüncü Alaüddin Keykubad, Eskişehir ve İnönü taraflarını Osman Gazi'ye verdi. Osman Gazi 1291 yılında İnegöl Tekfuru ile savaşıp Karacahisar'ı aldı. Sakarya taraflarına akınlar düzenledi. Amcası Dündar Bey Bizans Tekfurları ile ilişki kurduğu için 1298 yılında öldürüldü. Osman Gazi'nin yoğun siyasi ve sosyal faaliyetlerinin devam ettiği bu yıllarda, İlhanlılar Anadolu Selçuklu Sultanı Üçüncü Alaüddin Keykubat'ı sürgüne göndermişler ve Selçuklu Devleti tahtsız kalmıştı. Osmanlı başkentinin Bilecik'e taşındığı, Selçuklu tahtının boş kaldığı 1299 yılında Osmanlı Devleti'nin kurulduğu kabul edilmektedir. (Bazı kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin kuruluş tarihi 27 Temmuz 1301 olarak geçmektedir. Bu tarihte Osmanlı kuvvetleri Bizans ordusunu Bafeus Savaşı'nda yenilgiye uğratmış ve bağımsızlığını kazanmıştır). 1300'de fethedilen Yenişehir kalesi, bir yıl sonra Osmanlı Devleti'nin başkenti yapılacaktır.

Osman Gazi, eski Türk geleneklerine bağlı kalarak, elde edilmiş olan yerleri kardeşine, oğluna ve silah arkadaşlarına dirlik olarak bölüştürdü. Kardeşi Gündüz Bey'e Eskişehir'i, oğlu Orhan Gazi'ye Karacahisar'ı, Hasan Alp'e Yarhisar'ı, Turgut Alp'e İnegöl bölgesini verdi. Buralar Osmanlı'nın uç bölgeleriydi. Böylece sınırların genişletilmesi düşünüldü. Osman Gazi'in silah arkadaşlarından Abdurrahman Gazi, Akçakoca, Samsa Çavuş, Konuralp, Aykutalp gibi komutanların yeni yerlerin fethedilmesinde çok büyük hizmetleri oldu.

1302'de Bizans İmparatorluğu Ordusu'na karşı Koyunhisar'da yapılan savaştan Osmanlılar galip çıktı. 1303'de İznik kuşatıldı, Marmaracık kalesi fethedildi. Osmanlıların irili ufaklı fetihleri devam ediyordu. 1306'da yapılan Dinboz Savaşı sonunda Kestel, Kete ve Ulubad kaleleri fethedildi ve Osmanlı Tarihi'nin ilk askeri antlaşması imzalandı. 1308 yılında ise Karahisar fethedilip, bölgenin önemli ticari ve sosyal merkezlerinden olan İznik sıkıştırılmaya başlandı. Osman Gazi'nin siyasi dehasını gösteren önemli bir olay da, Bizans'ın ticari yollarına hakim olarak, Bizans'ı zor durumda bırakmasıydı. Zaman zaman Bizans halkından ve tekfurlarından müslüman olanlar vardı. Harmankaya tekfuru Köse Mihal de bunlardan biriydi. Müslüman olup, kalesiyle Osmanlılara katıldı. Lefke, Mekece ve Akhisar dolayları onun gayretleriyle ele geçirildi. Osman Gazi padişahlığı döneminde Bursa'yı da kuşattı (1315), Karatekin, Ebesuyu, Tuzpazarı, Kapucuk ve Keresteci kalelerini fethettip, Akçakoca ve Kocaeli diyarını Osmanlı topraklarına kattı (1317).

Osman Gazi yaşlanıp hastalandığı için 1320 yılından sonraki faaliyetlere katılmadı. Yerine vekil olarak bıraktığı oğlu Orhan Gazi; 1321'de Mudanya ve Gemlik, 1323'de Akyazı ve Ayanköy, 1324'de Karamürsel ve Karacabey, 1325'de de Orhaneli'yi Osmanlı topraklarına dahil etti. Osman Gazi babası Ertuğrul Gazi'den 4800 km.kare olarak devraldığı toprakları oğluna 16000 km.kare olarak devretti.

Osman Gazi fetihlerle meşgul olmaya devam ettiği sıralarda, fethedilen yerlerin idareleri ve İslamlaştırılmaları için gerekli teşkilatları da kuruyordu. Osman Gazi ihtiyaçlara göre kanun mahiyetinde birtakım emirler veriyor, bu konuda Selçuklu kanunlarından da yararlanıyordu. İlk vergi Osman Gazi zamanında alındı. Pazara getirilen, toptan kabul edilen "yük" cinsinden mallar "Bac" denilen vergiye tabi tutulmuştu. Köylünün satmaya getirdiği bir iki tavuk, uç beş kilo yağ gibi mallardan Bac alınmazdı. Selçuklular zamanında geçerli olan tımar usulü Osman Gazi zamanından itibaren sürdürüldü. Kendisine Tımar verilen sipahi, bulunduğu köyün vergisini toplar, buna mukabil de savaş zamanı atı, zırhı ve yardımcısı ile birlikte sefere giderdi.



OSMAN GAZİ'NİN, OĞLU ORHAN GAZİ'YE NASİHATİ (VASİYETİ)

Ey oğul! Her işten önce din işlerine dikkat et. Zira farizaya (farzlara) dikkat, din ve devletin güçlenmesine sebeptir. Din işlerini; dikkatli olmayan, itikadı bozuk ve doğru yoldan ayrılmaya yönelen, büyük günahlardan kaçınmayan, helala-harama dikkat etmeyen sefihlere ve ayrıca tecrübesiz kişilere bırakma, devlet idaresinde bu gibi kişilere iş verme!.. Zira yaratandan korkmayan, yaratılandan hiç korkmaz. Büyük günah işleyen ve bunu devam ettiren kimsede sadakat olmaz.

Böyle kişilerin sadakati olsa ümmeti olduğu Peygamber-i Zişan'ın sadık tebligatı üzere hareket eder de şer'i şerifin dışına çıkmazdı. Zulümden, bid'atten sakın. Zulme ve bid'ate teşvik edenleri devletinden uzaklaştır. Çünkü böyleleri seni zevale uğratmış olurlar. Daima cihad ile devletini genişletmeye çalış. Çünkü uzun zaman sefer olunmazsa askerin secaatine; reislerin ve kumandanların bilgi, tedbir ve malumatına ağırlık ve noksanlık gelir. Böyle sefer işlerini bilenler ölür gider de yerine tecrübesiz kimseler gelir, bu yüzden de bir çok hatalar meydana gelir ki, bundan da devlet büyük zararlar görür.

Beytü'l-mali koru! Devletin servetini çoğaltmaya çalış!.. Şer'i şerifin ölçüsüne göre sana ait olana kanaatle, ihtiyaçlarından ve gerekli olanlardan başka lüzumsuz yere telef etme, israftan kaçın. Askerinle, malınla gururlanma. Zira onlar ALLAH yolunda cihad için milletin işlerinin yerli yerinde görülmesi ve cihana adalet ve fazileti yayman için vasıtadırlar.

Sadakatle ALLAH rızası için çalışan devlet erkanını koru!..

Vefatlarından sonra böyle kimselerin çoluk-çocuğuna bak, ihtiyaçlarını karşıla.!..Halkından hiç kimsenin malına tecavüz etme!.. Hak edenlere yardım ile iltifat elini uzat, böylelerinin yakınlarını sıkıntıdan kurtar.

Askeri erkanı iyi koru!..

Alimler, fazıllar, sanatkarlar, edipler; devletin bedeninin gücüdür. Bunlara iltifat ve ikramda bulun.

Bir kemal sahibi işitince onunla yakınlık kur, dirlikler ver ve ihsan eyle!.. Hükümetinde ulema, fazıl kimseler, erbab-ı maarif çoğalsın, siyaset ve din işleri nizam bulsun!.. Benden ibret al ki, bu diyarlara zayıf bir bey olarak gelip haketmediğim halde bunca inayet-i celile-i Rabbaniye'ye mazhar oldum. Sen de benim yolumdan git ve bu Din-i Muhammedi'yi ve ashabını, başka sana tabi olanları koru.

ALLAH'ın (c.c.) hakkını ve kulların hukukunu gözet!.. Ve senden sonrakilere böyle nasihat etmekten geri durma. Ve adalet ve insafa riayet ile zulmü kaldırmaya devam ile her bir işe teşebbüs de ALLAH'ın yardımına güven.

Halkını düşman istilasından ve zulme uğratılmaktan koru!..

Haksız yere hiç bir ferde layık olmayan muamelede bulunma!..

Halkı taltif et, hepsinin rızasını kazan"

avatar
ecir
Üye
Üye

Kadın
Mesaj Sayısı : 196
Yaş : 42
sanal hayvan :
ruh hali :
Kayıt tarihi : 18/02/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

kalp Geri: Padişahlar

Mesaj tarafından ecir Bir Paz Mart 29, 2009 2:00 am

Babası : Ertugrul Gazi
Annesi : Hayme Hatun
Doğumu : Sögüt (M. 1258 - H. 656)
Vefatı: Bursa (M. .1326 - H. 726)
Saltanatı : 1299 - 1326 (27) sene
Erkek çocukları : Pazarlı Boy, Çoban Bey, Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savcı Bey.
Kız çocukları : Fatıma Hatun.

Osman Gazi, Ertugrul Bey'in üç oglundan birisidir. Osman Bey diger kardeslerinden büyük degildi, fakat adeta bir idareci olarak yaratilmisti. Zira bu hususta cok büyük kaabiliyet sahibi idi. Babasi vefat ettikten sonra diger bütün beyler, ittifakla Osman Bey'i asiretin reisi olarak tanidilar.

Osman Bey, beyligin basina geçtigi zaman, 23 yasinda idi. Uzun boylu, genis gögüslü, kalin ve çatik kasli, elå gözlü ve koç burunlu idi. Iki omuzlari arasi oldukça genis, vucudunun belden yukari kismi, asagi kismina nisbetle daha uzundu. Cehresi yuvarlak ve teni bugday renginde idi.

Buyuk seyhlerden Edebali'nin evinde misafir iken, istirahat icin gösterilen odada, Kur'an-i Kerim'i görönce, sabaha kadar saygisindan yatmadigi ve geceyi uykusuz gecirdigi cok Osman Gazi (Topkapt Sarayi MUzesi) meshurdur. seyh bu durumdan cok memnun kaldigi için kendisini kizi ile evlendirmis ve hayir dualar etmistir.

Osman Bey, 1287'de Karacahisar'i fethetti. 1289'da Domaniç'te Bizanslilari yenerek Bilecik'i fethetti ve SeIçuklu Hukumdari tarafindan uc beyligine verildi. 1299'da Inegöl fethedildi. SeIçuklu Devleti yikildi ve Osman Bey mustakil beyligini ilån etti. 1300'de Yenisehir ile Köprühisar, 1302'de ise Akhisar ve Koçhisar fethedildi.

Osman Bey'e babasindan kalan arazinin genisligi 4800 km. kare idi. Kendisi vefat ettiginde ise, beyligin toprak genisligi 16.000 km. kareye ulasmistir.

Vefat etmeden önce oglu Orhan Bey'e söyle vasiyet etmistir

- Ogullarima ve butun dostlarima birinci vasiyetim sudur ki; her zaman gazaya devam ederek, Din-i Celil-i Islåm'in yilceligini yasatiniz. Cihadin kemaline ererek, sancagi serifi hep yuksekte tutunuz. Her zaman Islam'a hizmet ediniz. Zira Cenab-i Hak benim gibi zayif bir kulunu ulkeler fethetmek icin memur etti. Gaza ve cihadlarinizla Kelime-i Tevhid'i Cok uzaklara göturunuz. Hanedanimdan her kim, hak yoldan ve adaletten saparsa mahser gönunde, Rasülü Azam'in sefåatinden mahrum kalsin.

- Oglum! Dunyaya gelen hiç bir insan yoktur ki, ölüme boyun egmesin. Bana da, Hz. ALLAH'in emri ile simdi ölüm yaklasti. Bu devIeti sana emanet ediyorum. Seni de Mevlä'ya emanet ettim. Her isinde adaleti üstün tut.

Vefatinda 68 yasinda idi. Tarih ise, Agustos 1326'yi gösteriyordu. (ALLAH rahmet eylesin.)

Vefat ettiginde geriye biraktigi mal varligi sunlardi : Bir at zirhi, bir çift cizme, birkaç tane sancak, bir kiliç, bir mizrak, bir tirkes, birkaç at, üç suru koyun, tuzluk ve kasiklik.

Osman bey Vefat ettigi zaman zayif bir rivayete göre, Sögut'te babasinin yanina defnedilmis ve Bursa alinirsa oraya defnini vasiyet etmisti. Bunun için 1326'da Bursa alindiktan sonra vasiyeti yerine getirilerek cesedi Bursa'ya nakledilip, Hisar'da (Saint Eli) namina yapilmis olan Gümüslü Kunbed'e defnedilmistir. Fakat vekayiin tetkikine göre vefatinin 1326'da Bursa'nin teslim alinmasindan sonra oldugu anlasiliyor. (Osmanli Tarihi, Uzunçarsili)

Osman Bey zamaninda yasayan islam büyükleri:

Silsile-i Sadet-i Naksibendiyye'nin onuncu ve onbirinci halkalarini teskil eden, Hace, Arif Rivgiri ve Hace Mahmud Incir Fagnevi (k.s.) Hazretleri, Seyh Saadettin Cibavi, Bahaüddin Veled ve müellif pehlivan Mahmud Poyraz.

Osman Gazi'nin esleri ve çocuklari

Osman Gazi iki evlilik yapmistir. Birinci esi Türkmen beylerinden Ömer Bey'in kizi Mal Hatun'dur. Orhan Gazi bu esinden dogmustur, ikinci esi Seyh Ede Bali'nin kizi Balâ Hatun'dur. Bu iki esinden yedisi erkek, biri kiz olmak üzere sekiz çocugu olmustur. Erkek çocuklari Orhan Gazi, Alâeddin Bey, Savci Bey, Çoban Bey, Melik Bey, Hamid Bey ve Pazarli Bey, kizi ise Fatma Hatun'dur.

Bazi tarihçiler (Âsik Pasazade, Mehmed Nesrî vb.) Mal Hatun'un Ede Bali'nin kizi ol dugunu, diger bazi tarihçilerimizde Eda Bali'nin kizinin Balâ Hatun oldugunu yazarlar. Bunun fazla önemi yoktur, çünkü bu hatunlarin ikiside Türkmen boyundandir. Osman Gazi'nin Seyh Ede Bali'nin kizi ile evlenmesi olayi çok meshurdur. Bu, Ede Bali'nin çok ünlü bir seyh, bir dervis olmasin dan, Osman Bey'in bir rüyasini yorumlaya rak onun padisah olacagini müjdelemesin den ve kizini bundan sonra Osman'a verme sinden dolayidir.

Osman Gazi, dervis Seyh Ede Bali'yi sik sik ziyaret eder, sohbetinden yararlanir, ondan ögüt alirdi. Bu ziyaretlerinden birinde seyhin kizini görüp âsik olmus, evlenmek için babasindan istemis, fakat seyh "Asiret beyine lâyik degil" diye kizini vermemisti.

Osman Bey, aradan yillar geçtigi halde seyhin kizini unutamiyordu. Bu arada Bizans tekfurlariyla bir hayli vurusma oldu. Bunlardan biri olan Ermeni Derbendi vurusmasinda kardesi Sanbati'nin oglu Bay Hoca (BayKoca) sehit düstü. Osman Bey üzüntü için de geri döndü. Aksam, yatagina girdigi za man, Bay Hoca'nin ölümü için sessizce agladi ve yorgunluktan uykuya vardi. O gece bir rüya gördü. Âsik Pasazade bu rüyayi ve sonunu söyle anlatiyor:

"... Osman Gazi uyuyunca rüyasinda gördüki, bu azizin (Seyh Ede Bali'inn) koynundan bir ay dogar, bu ay gelir Osman Gazi'nin Koynuna girer. Ayin Osman Gazi'nin koynuna girdigi demde göbeginden bir agaç çikar, agacin gölgesi dünyayi tutar. Gölgesinin altinda daglar vardir. Her dagin dibinden sular çikmakta, bu sulardan kimileri içmekte, kimileri bahçe sulamakta, kimileri de çesmeler akitmakta dir..."

"... Osman Gazi uykusundan uyandi. Seyhe gidip rüyasini anlatti. Seyh (rüyayi yorumlayarak) dedi ki: Ogul, Osman! Müjde olsun ki, Hak Tafila sana ve nesline pa disahlik verdi. Ve benim kizim Mal Hatun (Balâ Hatun) senin helalin oldu...".

Hemen nikâh edip kizini Osman Bey'e verdi
avatar
ecir
Üye
Üye

Kadın
Mesaj Sayısı : 196
Yaş : 42
sanal hayvan :
ruh hali :
Kayıt tarihi : 18/02/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz